CİLT BAKIM SETLERİMİZDE %10 İNDİRİM VE 100TL ÜZERİ ALIŞVERİŞLERİNİZDE KARGO BEDAVA

Kimyasal ve Kozmetik

Bir kere kimyasal ve kozmetik kelimelerinin yan yana gelmesi bile ne kadar itici. Çünkü cildimize temas edecek olan her şeyin temiz, saf ve doğal olması gerekiyor. Belli işlemlerden geçirilecek olsa dahi bu durumda nihai tanımının organik olması gerekiyor. Ancak kimyasal kozmetik dediğimizde daha farklı kavramları ön plana alıyoruz. Basit bir şekilde bu kavramlara değinecek olursa, herhalde en çok kulağımıza çalınan paraben olmuştur. Öyle ki, artık pek çok ürünün üzerine büyük harfler ile paraben içermediğine dair notlar düşülmektedir. Neden bu kadar yankı yaptı peki bu konu? Paraben ne kadar zararlı olabilir ki? Hemen anlatalım; paraben başlı başına bir erken yaşlanma sebebidir. Yanlış duymadınız, kısa süreli muhteşem etkilerinin yanı sıra cildin erken yaşlanmasına sebep olmaktadır. Cildi zararlı güneş ışınlarına daha fazla açık hale getirip, vücuda daha ağır bir hasar verdirir. Üstelik cilt hücrelerinin de daha hızlı, daha yoğun bir şekilde ölmesine sebep olur. Endokrin sisteme olumsuz etkileri, meme kanseri tetikleyicisi olduğu, erkeklerde üremeye etkileri ve benzeri ise sayfalarca anlatabileceğimiz zararlarının bir kısmıdır.

Diğer taraftan kimyasal kozmetik kavramının içini dolduran bir başka içerikten söz edelim; sentetik renklendiriciler. Bu tür yapay renklendiriciler, petrolden üretilmektedir. Aslında başlı başına bu bilgi bile zararlarını anlamamız için yeterli. Kanserojen olduğu kanıtlanan bu tür renklendiriciler, ayrıca kurşun, alüminyum, baryum ve potasyum gibi zararlı maddeler de içerir. Kozmetiğin sağlığımıza zararlı bilinmeyenleri ile devam ediyoruz ve hemen akla güzel kokular geliyor. Güzel kokular her zaman çekicidir ve bu sebeple de her kozmetik ürünün kendine has bir kokusu var. Yani içeriğinde parfüm var. Bu parfümün formülünün ise ticari sır olarak saklanıyor olması, sağlığa olan zararlarını öğrenmemize engel oluyor. Bu da endişelerimizi artıran önemli bir unsur tabi…

Hem kozmetik, hem şampuan gibi bakım alanında hem de kırtasiye ürünlerinde kullanılan, aslında sert plastiği yumuşatmak amacı ile kullanılan Ftalat, en büyük tehlikelerden bir diğeri. Başta erkekler üzerinde yarattığı olumsuz etkiler, aslında genç yaşlı, kadın erkek herkesin problemi. Doğumsal gelişim bozukluğu, kısırlık, hiperativite, erken buluğa erme, astım ve kanser ilk akla gelen olası sonuçları. Paraben kadar çok konuşulan ve zararları da artık herkesçe bilinen SLS, neredeyse her kozmetik ürününde, her kişisel bakım ürününde var ve hatta çamaşır deterjanı gibi ürünlerde dahi var. Olumsuz etkileri ise saç dökülmesi, göz bozulması, ciltte aşırı hassasiyet, hormon bozukluğu, kanser ve benzeri… Saymanın bile yorucu ve moral bozucu olduğu bu etkiler ne yazık ki ortaya çıkabiliyor. Son olarak ise Silikon ve Triclosan etkenlerinden bahsetmek gerek. Silikon özellikle fondöten gibi ürünlerde karşımıza çıkıyor ve cildin nefes almasını engelliyor. Yani aslında yavaş yavaş ölmesini sağlıyor da diyebiliriz. En basit etkileri sivilce ve siyah nokta olsa da cildin sürekli buna maruz kalması ve iyi temizlenmemesi sonucu oldukça kötü etkiler ile karşılaşabiliriz. Bir nevi antibiyotik olan, bakteri ve mantarları öldürmekle görevli Triclosan ise bakteri dengesini bozabilir ve cilt sağlığını ciddi anlamda bozabilir. Daha yoğun yani daha uzun süre maruz kalınması halinde ise kalp fonsiyonları zarar görebilir, kanser riski oluşabilir.

Tüm bu olumsuz etkiler ne kadar da can sıkıcı değil mi? Oysa sadece güzel bir cilde kavuşmak, kendimizi güzel hissetmek istiyoruz. Kısa süreli olumlu sonuçlar ile adeta bizi kandıran ama aynı zamanda hissettirmeden vücudumuza sızan tüm bu etkenler, gelecek güzel günlerimizin yok edicisidir. Tüm bu can sıkıcı sahneye maruz kalmamız da işte bu sebeple çok önemli. LuxyBio kısa süreli değil, uzun süreli memnuniyetinizi hedefliyor. Yani ilk kullanımda mükemmel etkilerden söz etmeniz çok önemli değil aslında. LuxyBio, doğal ve organik içeriği ile sizin ilerleyen dönemlerdeki memnuniyetiniz olmak istiyor. Hatta cildinizin günden güne güzelleştiğini, gençleştiğini, sağlığına kavuştuğunu görmeniz belki de en büyük ödül olacak. Kısacası LuxyBio, cildinize zarar verecek hiçbir içeriğe yer vermiyor. Böylece sizin için uzun süren bir cilt sağlığı vadediyor. Aslında tek yaptığı doğayı sizinle buluşturmak ama en sağlıklı, en faydalı ve en güzel halini yakalayarak…

Paylaş

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on pinterest
Pinterest
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email
Share on facebook
Share on twitter
Share on pinterest
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email